Selahattin Demirtaş, Halkların Demokratik Partisi (HDP) Eş Genel Başkanı, bir yılı aşkın süredir cezaevinde. Cezaevine kapatılmasına gerekçe gösterilen dosyanın ilk duruşması bugün, 07.12.2017, yapılacak. Milyonlarca seçmenin oyunu almış bir siyasal parti lideri, bir yıl süredir hakim karşısına çıkarılmadan cezaevinde tutuluyor.

Bu bir yıl; Bu dosyaya kim bakacak? Kim yetkili? sorularına cevap aramakla geçti. Yetki meselesi çözüldü, bu kez de acaba Demirtaş hakim önüne çıkarılacak mı? sorusu çıktı.

Bırakın milyonlarca vatandaşın oyunu almış bir siyasi parti lideri olmasını, sıradan bir vatandaş olarak sahip olduğu hukuksal güvenceler bile bu bir yıl içinde Demirtaş’a sağlanmadı, en temel hakları kullanması engellendi.

Uzun bir havaya dönüşen Demirtaş Davası’nın bir yılı aşan serüvenini sizler için özetledik.

HDP’li milletvekillerinin tutuklanması

Selahattin Demirtaş, 04.11.2016 tarihinde saat 01:45 sıralarında Diyarbakır’da bulunan evine yapılan gece yarısı baskını ile gözaltına alındı. Aynı saatlerde, soruşturma dosyaları farklı illerin başsavcılıkları tarafından yürütülen HDP Eş Genel Başkanı Figen Yüksekdağ, milletvekilleri İdris Baluken, Sırrı Süreyya Önder, Selma Irmak, Leyla Birlik, Abdullah Zeydan, Ferhat Encü, Nursel Aydoğan, Gülser Yıldırım ve Nihat Akdoğan da evlerine yapılan baskınlarla gözaltına alındılar.

Anayasa’nın 83/1 md. gereği yasama sorumsuzluğu devam eden HDP Eş Genel Başkanları ve milletvekilleri 04.11.2016 öğlen saatlerinde ifadelerine başvurulmak üzere çıkarıldıkları Başsavcılıklar tarafından tutuklanma talebi ile Sulh Ceza hakimliklerine sevk edildi. Sırrı Süreyya Önder haricinde geri kalan 2 eş başkan ve 8 milletvekili tutuklanarak, Edirne Yüksek Güvenlikli, Silivri Yüksek Güvenlikli (9 nolu olarak bilinir), Kandıra 1 ve 2  nolu F tipi Hapishanelerine gönderildiler.

Tutuklanan milletvekillerinin her biri bulundukları hapishanelerde aylarca tek kişilik hücrelerde tutuldular. Bu süre boyunca avukat ve aile görüşçüsü dışında kimseyle görüştürülmediler. Ortak sohbet, havalandırma, sosyal aktivite ve etkinliklerden yararlandırılmadılar. Kitap, mektup, gazete ve dergi almaları yasaklandı.

Mahkemesini arayan davalar

HDP Eş Genel Başkanı Selahattin Demirtaş’ın tutuklu olarak yargılandığı davanın soruşturması Diyarbakır C.Başsavcılığı tarafından başlatıldı. 2016/24950 nolu bu soruşturma dosyasında   toplam otuz bir fezleke birleştirildi. 11.01.2017 tarihinde düzenlenen iddianamede Demirtaş’ın sekiz ayrı suç tipinden dolayı cezalandırılması istendi. İddianame Diyarbakır 8. Ağır Ceza Mahkemesi tarafından kabul edildi ve 2017/101 esas sayısı ile yargılamaya geçilmesine karar verildi.

Diyarbakır 8. Ağır Ceza Mahkemesi, 02.02.2017 tarihli tensip tutanağı ile “Yargılamanın Diyarbakır ilinde yapılmasının kamu güvenliği açısından tehlike yaratması ihtimaline nedeni ile davanın naklinin değerlendirilmesi hususunda Diyarbakır Cumhuriyet Başsavcılığına müzekkere yazılmasına” karar verdi. Yine aynı tensipte de, ilk duruşmanın 28.04.2017 günü yapılmasına ve Demirtaş’ın mahkemeye getirilmeden Ses ve Görüntü Bilişim Sistemi (SEGBİS) ile ifadesinin alınması istendi.

Diyarbakır 8. Ağır Ceza Mahkemesinin davanın nakli talebi önce başsavcılığa, sonra Adalet Bakanlığına ve en son olarak da Yargıtay 5. Ceza Dairesine gitti.

Yargıtay 5. Ceza Dairesi 22.03.2017 tarihli kararıyla yargılamanın Diyarbakır’da yapılmasının “kamu güvenliği için tehlikeli” olmasını gerekçe göstererek dosyanın Ankara Ağır Ceza Mahkemesi’ne nakline karar verdi.

Diyarbakır’ın “kamu güvenliği için tehlikeli” olduğu tespitini yapan Yargıtay aynı tarihlerde bu kez de diğer HDP’li milletvekillerinin dosyalarını Diyarbakır’a nakline karar verdi.

Abdullah Zeydan ve Selma Irmak dosyaları Hakkari 1.Ağır Ceza Mahkemesi’nden Diyarbakır 5. Ağır Ceza Mahkemesi’ne, Nihat Akdoğan dosyası Hakkari 1. Ağır Ceza Mahkemesi’nden Diyarbakır 4. Ağır Ceza Mahkemesi’ne nakledildi.

HDP Eş Başkanı Figen Yüksekdağ’ın Diyarbakır’da başlayan davası Ankara’ya; Diyarbakır Büyükşehir Belediye Eş Başkanı Gültan Kışanak ve DBP Eş Başkanı Sebahat Tuncel’in birlikte yargılandığı dosya Diyarbakır’dan Malatya’ya gönderildi.

Zamanımız var biraz daha oyalanalım/Birleştirme talepleri

Nakil kararı ile birlikte Demirtaş’ın  dosyası Ankara 19. Ağır Ceza Mahkemesi’ne 2017/47 esas sayısı ile kaydedildi. Mahkeme, 30.05.2017 tarihli tensip kararı ile duruşmanın 6–7 Eylül 2017 tarihlerinde yapılmasına karar verdi. Yine aynı tensipte; Demirtaş hakkında “Kobane olayları” olarak bilinen eylemlerden dolayı suç işlemeye tahrik suçunun bulunduğu belirtilerek, fiili ve hukuki irtibat gerekçesiyle Yasin Börü davası ile birleştirilme talep edildi. Yasin Börü davasına bakan Ankara 2. Ağır Ceza Mahkemesi 14.06.2017 tarihinde birleştirme talebine muvafakatinin olmadığını bildirdi. Bu bildirime rağmen Ankara 19. Ağır Ceza Mahkemesi dava dosyalarının birleştirilmesine karar verdi.

Birleştirme konusundaki bu uyumsuzluk nedeni ile dosya uyuşmazlığının giderilmesi için Ankara Bölge Adliye Mahkemesi’ne gönderildi.

Ankara Bölge Adliye Mahkemesi 02.08.2017 tarihinde dosyayı,“birleştirme kararı ile ilgili karar verilmediği” gerekçesi ile Ankara 2.Ağır Ceza Mahkemesi’ne iade etti. 2.Ağır Ceza Mahkemesi bu kez birleştirme talebine muvafakat verilmemesine dair gerekçeli karar oluşturup dosyayı yeniden Ankara Bölge Adliye Mahkemesi’ne gönderdi.

Ankara Bölge Adliye Mahkemesi, 14.09.2017 tarihli kararı ile Ankara 19.Ağır Ceza Mahkemesi’nin birleştirme kararının kaldırılmasına karar vererek dosyayı geri gönderdi.

Demirtaş dosyası Mayıs 2017 tarihinde Ankara’ya geldi. Fakat mahkemeler arasındaki bu top çevirmeler nedeniyle duruşma tarihi ancak Aralık ayına verilebildi. Yedi aşkın ay sadece bu nedenle beklendi, dosyanın esasına girilemedi.

Pardon! Biri hukuk mu dedi?

Ankara 19.Ağır Ceza Mahkemesi, birleştirme talebinin reddedilmesi üzerine 07.12.2017 tarihinde duruşmanın yapılmasına ve Demirtaş’ın, avukatların itirazına rağmen, duruşma günü SEGBİS ile savunmasının alınması konusunda Edirne Cezaevine müzekkere yazılmasına karar verdi.

04.11.2016 tarihinde gözaltına alınarak tutuklanan Selahattin Demirtaş o günden bugüne henüz hakim karşısına çıkamadı. Cezaevine kapatılmasına gerekçe gösterilen iddianame 11.01.2017 tarihinde kabul edildi. O günden bu güne Diyarbakır 8.Ağır Ceza Mah. tarafından bir defa, Ankara 19. Ağır Ceza Mahkemesi tarafından iki defa duruşma tarihi verildi. Fakat hiçbirine Demirtaş getirilmedi. Her seferinde avukatlarının yazılı itirazlarına rağmen tensip tutanaklarında SEGBİS ile ifadesinin cezaevinde alınmasına karar verildi.

Tam 399 gün sonra, ilk kez bir mahkeme yargılamaya başlayabilecek ve tutuklama hakkında karar verecek. Fakat hala, avukatlar da dahil olmak üzere Demirtaş’ın mahkemeye getirilip getirilmeyeceğini kimse bilmiyor.

Pardon! Biri hukuk mu dedi?