Selahattin Demirtaş ve Sırrı Süreyya Önder’in, 2013 İstanbul Newroz’unda yaptıkları konuşmalardan dolayı yargılandıkları dava 30.04.2018 Pazartesi günü Silivri’de yapılacak. Yargılamayı yapan mahkeme: İstanbul 26.Ağır Ceza. Suçlama: Örgüt propagandası.

Suçlama, kamu düzenine ilişkin bir suç. Olması gereken, böyle bir suç olduğunda ilgili Savcılığın kendinden soruşturma başlatması. Fakat bu dava Ulusal Parti milletvekili adayı Cafer Özsoy ve cezaevinde tutuklu bulunan Türk Solu Dergisi yazarı Gökçe Fırat Çulhaoğlu’nun şikâyeti ile başlatılmıştır.

2013 Newroz’unda Demirtaş ve Önder ne konuştu?

İstanbul Emniyet Müdürlüğü tarafından tutanaklarda her ikisinin konuşmalarında “Türk ve Kürt halkının barış içinde birlikte yaşayabileceği, gençlerin birbirini öldürmeyeceği bir müzakere masasını desteklemeye devam edeceğiz, barış sürecinin devam etmeli” şeklinde barış sürecine verilen destekten bahsettiklerinin tespit edildiğine yer verilmiştir. Fakat dava dosyasına giren İstanbul Tem Şube Müdürlüğü video inceleme ve çözüm tutanağında ise Demirtaş ve Önder’in konuşmasında “HPG, kabristan, PKK”den bahsettiği ifade edilmiştir.

Dosya avukatları olarak görüntüleri kalemde izledik. Tem Şube Müdürlüğü’nün, “HDK” ifadelerini tutanağa “HPG” olarak, “HDK’liler”i “PKK’liler”, “gülistan”ı ise “kabristan” olarak tutanağa geçirdiğini tespit ettik. Yine tutanakta konuşmayı bağlamından koparmak için Emniyet videoların tamamının transkripsiyonunu yapmayıp tutanağın büyük bir kısmında “anlaşılamadı” ya da “(……)” kelimelerini kullanmıştır.

Dosya İstanbul 26. Ağır Ceza Mahkemesi önüne nasıl geldi?

Özel yetkili mahkemeler ve savcılıkların kaldırılmasından sonra, fiilin işlendiği yer mahkemesi/savcılıklarının yetkisi nedeni ile soruşturma dosyası Bakırköy Başsavcılığına geldi. Bakırköy Başsavcılığı, Selahattin Demirtaş, S. Süreyya Önder ve Sebahat Tuncel hakkında yasama dokunulmazlığının kaldırılması için “örgüt propagandası” iddiası ile fezleke düzenleyerek Adalet Bakanlığına gönderdi. İlk fezleke “milletvekillerinin hangi sözleri ile ne şekilde örgüt propagandası yaptıklarının ayrıntılı ve somutlaştırılarak gönderilmesi” talebi ile iade edildi. Hazırlanan ikinci fezleke de Sebahat Tuncel’in milletvekilliğinin devam etmediği ve dosyasının ayrılması gerekçesiyle iade edildi.

Bakırköy Başsavcılığı üçüncü fezlekeyi 20.10.2015 tarihinde düzenleyip tekrar gönderdi. Bu fezleke de Demirtaş ve Önder’in “örgüt kurma” suçlaması gerekçesiyle dokunulmazlıklarının kaldırılması istendi. Bu fezleke kabul edilip, Demirtaş ve Önder’in “örgüt kurma” iddiasıyla yargılanmasına izin verildi.

Fakat bu kez de üç ayrı fezleke de “örgüt kurma” gerekçesini dile getiren Savcılık, yargılama izninin alınması ile birlikte “örgüt kurma” iddiasından vazgeçip “örgüt propagandası” suçlaması ile iddianame düzenledi. Bakırköy 2. Ağır Ceza Mahkemesi bu iddianameyi kabul ederek yargılamaya başladı. Fakat sonrasında yapılan yasal değişiklik gerekçesiyle yetkisizlik kararı vererek dosyayı İstanbul Ağır Ceza Mahkemesine gönderdi.

Duruşmalarda neler yaşandı?

İstanbul 26. Ağır Ceza Mahkemesi dosyanın kendisine gönderilmesi sonrası ilk duruşma gününü 17.12.2017 tarihine verdi. Bu ilk duruşmada Demirtaş, “yüz yüzelik ilkesi ve adil yargılanma hakkı kapsamında SEGBİS aracılığıyla duruşmaya katılmak istemediğini,  duruşmadan bizzat hazır olmak istediğini” ifade ederken Önder de duruşmaya bizzat katılarak usulü itirazlarını sunmuştur. Avukatlar olarak bizler de bu duruşmada; dokunulmazlıkların kaldırılmasının Anayasa’ya aykırı olduğunu beyan edip somut norm denetimi kapsamında Anayasa Mahkemesine başvurulması ve karar gelene kadar yargılamanın durdurulmasına karar verilmesi talebinde bulunduk. Ayrıca, yargılama izninin “örgüt kurma suçu” gerekçesiyle verildiğini bu kapsamın dışında yeni bir suçlama ile yargılama yapılamayacağını, bu nedenle davanın düşürülmesi gerektiğini dile getirdik. Mahkeme heyeti tüm bu taleplerimizi hukuki bir gerekçe göstermeden reddetti. Gerekçe göstermeden talebi değerlendirmeyerek reddetmek bir anlamda ihsas-ı reyde bulunmaktır. Bu usulle adil ve dürüst bir yargılama yapabilmek mümkün değildir. Bu gerekçelerimizle mahkeme heyetinin reddini talep ettik. Dosya bir üst numaralı mahkemeye gönderildi. İncelemeyi yapan İstanbul 27. Ağır Ceza Mahkemesinin talebimizi ret etmesi üzerine yargılamayı yapan mahkeme heyeti, duruşmanın 26.02.2018 tarihine bırakılmasına ve Demirtaş’ın SEGBİS ile savunmasının alınması için Edirne Cezaevine müzekkere yazılmasına karar verdi.

26.02.2018 tarihli duruşmada, Demirtaş SEGBİS ile savunma yapmak istemediğini belirten dilekçe sunarken Önder de mazereti nedeni ile duruşmaya katılmadı. Bu duruşmada da taleplerimiz reddedildi ve bir sonraki duruşmanın 16.03.2018 tarihinde Silivri’de bulunan ve birkaç ay önce FETÖ yargılamaları için Adalet Bakanlığı’na tahsis edilen Alibey Duruşma Salonunda yapılmasına karar verildi.

16.03.2018 tarihli duruşmaya Demirtaş getirildi, Önder de duruşmaya katıldı. Bu duruşmada Demirtaş ve Önder ayrıntılı bir şekilde yargılamanın siyasi olduğunu ve dokunulmazlıkların Anayasa’ya aykırı bir şekilde kaldırıldığını anlattılar. Ayrıca; “Kendilerine iddianame dışında hiçbir evrak tebliğ edilmediğini, iddianamede belirtildiği şekilde konuşma yapmadıklarını, o dönemin görevli polislerinin, konuşmada geçmeyen kelime ve cümleleri varmış gibi tutanak düzenlediklerini, iddianamede yazılı cümlelerin konuşmanın tamamından kopartılarak yazıldığını, konuşma çözümlemesinin bağımsız bilirkişilerce yapılması ve kendilerine tebliğ edilmesi halinde esas hakkında savunma yapacaklarını” beyan ettiler. İddia makamı, CD çözümlemesinin yeninden yapılmasına dair taleplerin kabul edilmesi gerektiğine dair mütalaa vermesine rağmen, mahkeme emniyet tarafından yapılan çözümlemenin yeterli olduğu gerekçesi ile taleplerin reddine karar vererek duruşmayı 16.04.2018 tarihine erteledi.

16.04.2018 tarihindeki duruşmaya, Demirtaş’ın sağlık problemleri nedeni ile Önder de aynı tarihte meclis grup amiri olarak görevli olması nedeni ile katılamadı. Bu celsede de avukatlar olarak dile getirdiğimiz CD’lerin bilirkişiler tarafından çözümlenmesi, CD’yi çözümleyen polislerin araştırılması, yasama sorumsuzluğu için meclis konuşmalarının istenmesi ve karşılaştırması, Anayasa hukukçusu bilirkişilerin görevlendirilmesi gibi taleplerimiz gerekçe gösterilmeden mahkeme heyeti tarafından reddedildi. Mahkeme; Önder’in esas hakkında savunmasının alınmış olduğunun kabulüne, Demirtaş’a da esas hakkında savunmasını hazırlaması için kesin süre verilmesine karar vererek duruşmayı 30.04.2018 tarihine erteledi.

Duruşma bu kez Silivri Cezaevi’nde bulunan 2 Nolu duruşma salonunda yapılacak.